Himaye-i Etfal Cemiyetinin (Çocuk Esirgeme Kurumunun) Bilinmeyen Tarihi: İstanbul Himaye-i Etfal Cemiyeti

Türkiye’de sosyal hizmet tarihi açısından en önemli kurumlardan biri Himaye-i Etfal Cemiyetinin (Çocuk Esirgeme Kurumunun) 30 Haziran 1921 yılında Ankara’da kuruluşu, çocuklara yönelik sosyal hizmet uygulamaları için bir milat olarak kabul edilmekte. Her ne kadar Ankara Himaye-i Etfal Cemiyeti 1921 yılında kurulmuş olsa da, ilk Himaye-i Etfal Cemiyeti 6 Mart 1917’de  İstanbul’da kurulmuştur. 

Himaye-i Etfâl Cemiyeti’nin kuruluş toplantısı, bugünkü Galatasaray Lisesi binasında (o zamanki adıyla Mekteb-i Sultanî) gerçekleştirildi. Aralarında devlet adamları, hukukçular ve doktorların da bulunduğu 12 kişilik kurucular kurulu, özellikle savaşlarda ailelerini kaybeden çocuklara sahip çıkmayı bir toplumsal görev bildi. Kurucu başkan İsmail Canbulat, ikinci başkan Muhtar Bey ve sekreter Celal Derviş Bey gibi isimler, cemiyetin çatısını şekillendiren öncü isimlerdi.

Henüz Osmanlı son demlerini yaşarken kurulan bu cemiyet, kısa sürede İstanbul’un farklı semtlerinde ve Anadolu şehirlerinde şubeler açmaya başladı. Bu dönemde Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın da desteğiyle cephelerden getirilen 500 kadar yetim çocuğun korunması sağlanarak cemiyetin ilk büyük icraatı hayata geçirilmiş oldu.

İstanbul Himaye-i Etfâl Cemiyeti sadece barınak açmakla yetinmedi; çocukları hayata hazırlamak için çeşitli girişimlerde bulundu. Firuzağa’da açılan Çocuk Misafirhanesi, Kalender’de kurulan Ziraat Yurdu (Öksüzler Evi) bu amaçla hizmet veren ilk kurumlardandır. Cemiyet, yetim çocukları sanata ve zanaata çırak olarak yerleştirerek onların ileride kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir meslek edinmelerine önayak oldu. Kayıtlara göre kısa süre içinde yaklaşık 177 çocuk bir sanat dalına yönlendirilirken, yüzlercesi de gündüzlü eğitimden yararlandı.

Himaye-i Etfâl Cemiyeti sadece yerelde değil, uluslararası alanda da aktif olmaya özen gösterdi. Türkiye adına Uluslararası Çocuk Koruma Birliği’ne (UÇKB) katılarak Viyana ve Roma’daki kongrelere temsilci gönderdi. Bu süreçte Dr. Safiye Ali Hanım gibi isimler Türkiye’yi dünyada çocuk refahı alanında temsil eden öncüler oldular.

İstanbul Himaye-i Etfâl Cemiyeti’nin en dikkat çeken faaliyetlerinden biri, toplumu çocukların korunmasına dair bilinçlendirmek amacıyla organize ettiği “Yetimler Günü” idi. Bu özel gün, sadece bir yardım toplama faaliyeti olmanın ötesinde, toplumun yetim ve kimsesiz çocuklara karşı duyarlılığını canlı tutmaya, onları unutmamaya ve hep birlikte dayanışma göstermeye çağıran bir simge haline gelmişti.

Cemiyet, Hilal-i Ahmer (Kızılay) gibi kamu yararına çalışan diğer büyük yardım kuruluşlarını örnek alarak, yılda bir günü “yetimler günü” ilan etmişti. Özellikle Kurban Bayramının birinci günü, “çocukları koruma” ya da doğrudan “yetimler günü” olarak seçilmişti. Bu günde cemiyet, İstanbul’un dört bir yanında rozet dağıtarak halktan yardım topluyor, bu yardımlar cemiyetin mührü ile mühürlü özel sandıklarda toplanıyordu İlk kez 1921 yılında düzenlenen Yetimler Haftası’nda toplanan yardımlar beklenenden düşük kalmıştı. Fakat sonraki yıllarda bu organizasyon daha geniş kitlelere ulaşarak güçlendi; 1921’de 36 bin kuruş olan yardım 1925’te yaklaşık 397 bin kuruşa kadar yükseldi . Böylece Yetimler Günü, her yıl giderek daha fazla insanın desteğiyle, yetim çocuklara umut olan bir toplumsal hareket haline geldi.

Cumhuriyet’in kurulmasıyla tüzel kişiliğini kaybedip, Ankara’daki Himaye-i Etfal Cemiyetinin şubesi olan İstanbul Himaye-i Etfal Cemiyeti sosyal hizmet tarihimiz açısından önemli bir kurum. Himaye-i Etfal’in kuruluşunu anarken İstanbul’da kurulan Himaye-i Etfal Cemiyetini de anmak istedim. Müthiş çalışması için, bu çalışmadaki bilgileri edindiğim Celal Kürşad KONUKÇU  hocaya teşekkür ederim.

Kaynak: Konukçu, C. K. Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Tarihi (1917-1983) (Doctoral dissertation, Ankara Üniversitesi).  

Yorum bırakın