“Flexner 1915’de yaptığı “Sosyal Hizmet Bir Meslek midir?” başlıklı ünlü konuşmayı o dönemde sosyal hizmet alanıda çalışanların çoğunluğunun kadınlardan oluşması nedeniyle mi yaptı?

Twitter, hayatımızda farklı farklı şekillerde yer alsa da, bazı “sesli düşünceleri” dinleyebilmek ve bu düşünceler üzerine “kafa yormak” adına ideal bir platform (nerden baktığına göre değişmekle beraber). Çok sevgili Arzu Hoca “Flexner’ın 1915’de “Sosyal Hizmet Bir Meslek midir?” başlıklı ünlü konuşmasını o dönemde bu alanda çalışanların çoğunluğunun kadınlardan oluşması nedeniyle yaptığını düşünüyorum ama ispatlayamam” yazan bir tweet atmış. Gecenin dördünde bu tweet’i gördüm ve ardından acaba böyle midir diyerek biraz araştırayım dedim. Bilgisel olarak yazmaya da üşendiğim için blog’a yazmaya karar verdim ( bu arada ne yalan söyleyim yazıya başlarken How I Met Your Mother dizisindeki Barney karakteri gibi challenge accepted demedim değil) 

Sorunun yanıtını alabailmek için öncelikle Flexner kim  sorusunun yanıtını vermek gerekir diye düşünüyorum.  Wikipedia’dan edindiğimiz bilgilere göre Alman Yahudi bir ailenin dokuz  çocuğunun altıncısı olarak John Hopkins Üniversitesinde eğitim gören Flexner bir eğitimci, eğitimci olarak adlandırılmasının nedeni  eğitim üzerine yaptığı çalışmalar. Özellikle yüksek öğretim programlarına dair yaptığı eleştiriler ve öneriler (The American College) onun tıp eğitimi ile ilgili çalışmalar yapmasını da beraberinde getiriyor. Kendisi  sosyal hizmet mesleğinde tanındığı kadar tıp alanında da tanınıyor, ABD’de tıp eğitimin reformunda hazırladığı raporla büyük etki yaratıyor (Afirkan Amerikalı Tıp Fakültelerini kapattırıyor) (https://en.wikipedia.org/wiki/Abraham_Flexner#Flexner_Report)


Flexner’in bizi ilgilendiren tarafı 1915 yılında yaptığı Sosyal Hizmet Bir Meslek Midir ? adlı konuşma ( bu konuşmayı Türkçe’ye çevirmeye üşeniyoruz lütfen çevirelim,ben çevireceğim yerim dar). Flexner bu konuşmasında bir mesleğe dair standartları 


1. Temelde zihinsel ve  üst düzeyde bireysel sorumluluk 

2. Öğrenilebilen, yenilebilen ve araştırmalarla yeniden üretilebilen bilgi birikimine dayanır

 3. Teorik olmanın yanı sıra pratik 

4. İleri düzeyde özelleşmiş mesleki eğitim süreci

5. Üyeler arasında güçlü bir iç örgütlenme ve iyi gelişmiş grup bilinci

 6. Meslek üyelerinin birbirlerine yardım etmeye eğitimli ve toplum yararına çalışmaya istekli olması (Flexner,2001) olarak açıklıyor. Sosyal hizmet mesleğinin meslek olup olmadığını bu bağlamta tartışıyor

Flexner  yukarıda belirtilen standartları, üzerine daha fazla konuşabileceğimiz “bilimsel hayırseverliğin” mesleğe dönüşümünün konuşulduğu 42. Ulusal  Hayır  ve Islah Kurumları toplantısında yapıyor. Peki o dönemde sosyal  hizmet eğitimi nasıl gerçekleştiriliyor diye sorduğumuzda yanıt aramak için Dunlap’ın 1993 yılında yazmış olduğu “A History of Research in Social Work Education: 1915-1991” çalışmaya bakmak mümkün. Çalışmada da belirtildiği üzere bu dönemde sosyal hizmet bilgi üretimi süreci özgün değil. Bilimsel hayırseverlik uğraşları, aslında hayırseverlere yönelik  yapılan eleştirileri ortadan kaldırmak ve hayırseverler üzerinden kontrol işlevini gerçekleştirmek için geliştirilmiş bir form ve biz bu formun içinden sosyal çalışma mesleğini çekip alıyoruz. 

Flexner yapmış olduğu konuşmada  sosyal çalışma mesleğinde aslında neyin eksik olduğunu da söylüyor. Kabaca diyor ki bu mesleğin bir sosyal bilim dayanağı yok ( ki sonra Freudyen düşünceler benimseniyor), süpervizyon yok ( ah ne yazık ki ülkemizde halen yok), meslek örgütün yok (1955’de kuruluyor), etik ilkelerin yok, seni ayıran ve özel kılan bilgin yok!

Flexner’in öncülük ettiği tıp reformuyla siyahilerin tıp alanında çalışmasını engellediği, kadınların tıp eğitiminden uzaklaştırılarak hemşireliğe yönetildiğini söylemek mümkün (Ahcterberg,2009; akt:Gönç,2016:145). Flexner’ın “bu sabıkası” bize bir ispat gibi görünse de Flexner, eczacılık gibi meslekleri de aynı konuşmada bir meslek olarak görmediğini belirtiyor (söylemeye gerek yok hemşireliği de meslek olarak görmüyor)

Bence burada “kadın düşmanlığından” çok modernist bir kafa var.

Pek selamlar

Not: bu yazı sabahın köründe yazılmıştır.

Kaynaklar

“Hemşireliğin geleceği mesleğin cinsiyetsizleşmesini vadediyor mu? Erkek ve kadın hemşirelik öğrencilerinin meslek ve toplumsal cinsiyeti ilişkilendirme eğilimlerinin sosyolojik analizi” Fe Dergi 8, no. 1 (2016), 144-167.

Acar, H. , Duyan-Camur, G. (2003). Dünya’da ve Türkiye’de Sosyal Hizmet Mesleğinin Gelişimi. Toplum ve Sosya Hizmet Dergisi 14(1)

Flexner, A. (2001). Is social work a profession?. Research on social work practice11(2), 152-165.

https://en.wikipedia.org/wiki/Abraham_Flexner#Flexner_Report

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s