Özge Özgür Yazdı: İnsan Canavarından Daha Tehlikeli Bir Virüs Yok

Bu yazı mimezo için yazılmıştı…. Mimezo için yeni bir yazı talep edelim diye bu yazıyı paylaşıyorum. İyileşeceksiniz biliyorum hocam. Siz güçlü bir insansınız, Yiğit de !

Yıllar önceydi. Ankara’da bilmem kaçıncı alışveriş merkezinin açılışıydı. Her yeni açılan avm gibi o da merakla doluşan insanları ağırlıyordu. Ve nedense bu coşkulu kalabalığın içinden çıkıp aniden zihnimde canlanan bir görüntüyle bakışlarım dondu. O kocaman avm bomboştu. Terk edilmiş, metruk binalar gibi camları kırık, bakımsız, gri bir haldeydi. İçinde örümcek ağları oluşmuş, insanın uğramadığı bir yer haline gelmişti. Görüntüyü gözümün önünden silip, gerçeğe döndüm. O günün gerçeğine. Rengarenk ve cıvıl cıvıl olana. Neden öyle düşündüğümün ve kendimi bir korku filmi sahnesinde bulduğumun çeşitli nedenleri vardı elbet. Aşırılığın ve doyumsuzluğun olası sonunu tahmin etmiş ve izlediğim bir filmden etkilenmiş olabilirim. Ya da o sıralar Yunanistan’ın tüm dünyayı şaşırtan ekonomik çıkmazından. Şimdi örümcek ağları kaplamamış olsa da benzer bir durum yaşanıyor dünyada. O kalabalık caddelerin ıssızlığı, felaket senaryolarının işlendiği filmlerdeki gibi. Böyle devam etmeyeceğine olan inanç, umut ve bilimsel açıklamalar dışında yüreğe su serpecek bir gelişme yok.

Belirsizlik ve beklenti hakim. Henüz yağmalar (marketzedeleri saymazsak) ve virüse bağlı şiddet yok. Süreç uzamazsa bunların hiçbiri olmayacak diye umut ediyoruz. Ancak uzarsa içimizdeki canavarların yaşam arzusu, covid-19unkini aratacak gibi görünüyor. Karamsar mıyım? Hayır. Gerçekçi. 

Daha birkaç saat önce sokak ortasında bir kadın boşandığı adam tarafından başından vurularak öldürüldü. Virüs değil, bir insan, üstelik bir zamanlar yaşam arkadaşı olmuş biri tarafından. Tek seferde. 

Covid-19 mutasyona uğramış bir yaşam hücresi olarak yaşamaya çalışıyor ve bunu yaparken de doğası gereği öldürebiliyor. Ya insan? Eski eşini sokak ortasında ya da herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde öldürmesinin yaşam varoluş mücadelesinde yeri olamaz. Doğadaki hiçbir varlık, virüs bile, insanın canavarından daha zararlı değil.

Binlerce insan ölüyor. Ve hep ölüyordu. Daha fazlasını elde etmekten başka bir amacı olmayan istilâlarla, savaşlarla, cinayetlerle, ihmallerle. Bu, var oluş savaşı da değildi üstelik. Yok ederek var olunamayacağını covid-19 bile biliyor. İnsanın canavarı bilmiyor, bilse de işine gelmiyor. Covid-19 için günlerce konuşmak, tartışmak ne güzel…İnsanın kendi eliyle neden olduğu ölümleri de konuşsak keşke. Zenginliklerini elde etmek ya da yoksunluklarına tahammül etmemek için ölümlerine göz yumduğumuz insanları da konuşsak…Acımasızca katlettiğimiz kadınları…Fikirleri ve öngörüleri yüzünden faili belli ya da meçhul cinayetleri…Sorumsuzca yürütülen her işin sonunda kaybedilen ve “kaza” diyip geçiştirdiğimiz canların kaybını…Covid-19’u değil de insansı canavarları masaya yatırsak? Günlerce konuşsak, önlemleri tartışsak, ruhsal olarak el ele tutuşup birlikte hareket etsek? 

Virüs, bize ve biz ona uyum sağlamazsak yani bu restleşme sertleşirse, içimizdeki canavarlar daha da serbest dolaşmaya başlayacak. Hem küresel hem yerel düzeyde. O metruk binalar işte o zaman örümcek kaplayacak. Şimdi aklımızı başımıza alıp Covid-19’la mücadele edip insanlığı korumaya çalışırken insanlığı aynı zamanda ve hatta daha da fazla insanın canavarından koruyalım…sadece insan da değil, gezegenin canlı cansız tüm varlıklarından koruyalım…Bırakalım insanın çekildiği yerlerde, diğer canlılar nefes alsın. Avmlerde örümcekler gezsin biraz, ne çıkar? Madem başladık çekilmeye, düşünmeye ve üretmeye, biraz da kendimizi kendimizden koruyalım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s